Evde hayvan varsa sürpriz eksik olmaz
Bir kedi ya da köpekle yaşayan herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır. Sabah yüzünüze oturup mama isteyen kedi, kapı zili çalınca kendini kaybeden köpek, evin bütün seslerini taklit eden kuş. Aşağıdaki hikâyeler hayvan sahiplerinin sık anlattığı türden olaylar. İsimleri ve yerleri çıkardık, çünkü önemli olan kimin başına geldiği değil, ne kadar tanıdık olduğu. Bazılarının içinde de işinize yarayacak küçük bir uyarı var.

Kediler: evin asıl sahibi
Çatıdan çatıya kaçan beyaz kedi
Sessiz sakin, bütün gün uyuyan beyaz bir kedi düşünün. Sahibi bir akşam onu evde bırakıp dışarı çıkıyor. Sabah pencereden bakınca karşı binanın çatısında beyaz bir şekil görüyor. Kedi bir yolunu bulup dışarı çıkmış, çatıdan çatıya geçmiş. İtfaiye çağrılıyor, merdiven açılıyor, tam yakalanacakken kedi bir sonraki çatıya atlıyor. Kovalamaca uzun sürüyor ve kedi sonunda acıkıp bir balkonda kendini yakalatıyor.
O günden sonra pencereye tel çekiliyor. Kedi ise her akşam o pencerenin önünde oturup dışarıyı izlemeye devam ediyor. Yüksek katta kedi besleyen herkesin bildiği bir gerçek var: Kapalı sandığınız pencere bir kedi için çoğu zaman yeterince kapalı değildir.
Çamaşır makinesinden çıkan kedi
Bu hikâye komik bitiyor ama başı korkutucu. Bir kedi sahibi çamaşırları makineye dolduruyor, kapağı kapatıp makineyi çalıştırıyor. Bir süre sonra makineden alışılmadık bir "bum bum" sesi geliyor. Durdurup kapağı açtığında karşısında sırılsıklam, şaşkın ve çok sinirli kedisini buluyor. Kedi makinenin içine girmiş, sahibi fark etmemiş.
Veteriner kontrolünden sonra her şey yolunda çıkıyor. Ama kedi bir daha aynı kedi olmuyor. Makine çalışmaya başladığında üstüne çıkıp bekliyor, fırsat bulunca fişleri çekmeye başlıyor. Evde artık fişlerin olduğu köşeye kimse onu sokmuyor.
İşin ciddi yanı şu: Kediler sıcak, karanlık ve dar yerleri sever. Çamaşır ya da kurutma makinesini çalıştırmadan önce içine bir göz atmak, kedi olan evde iyi bir alışkanlıktır.
Klavyeye yatan kedi
Evden çalışan herkesin kedisi bir gün klavyeye çıkar. Bir kullanıcı kısa bir mola verip döndüğünde ekranda uzun bir "jjjjjjjj" satırı buluyor. Asıl sorun, bunun bir gün çevrim içi toplantı sırasında olması. Kedi tuşlara basıyor, satır sohbet penceresine düşüyor ve toplantıdaki herkese gidiyor. Sahibinin "Özür dilerim, kedi klavyeye bastı" demesi bir kez yetiyor ama kedi bunu birkaç kez tekrarlayınca toplantılardan önce başka odaya alınmaya başlıyor.
Taşıma çantasını seven kedi
Kedisini veterinere götürmek isteyen biri çantayı hazırlıyor, kedi ortadan kayboluyor. Evde 45 dakika arıyor ve kediyi sonunda taşıma çantasının içinde uyurken buluyor. Veteriner muayenehanesinde ise kedi bu kez çantadan çıkmayı reddediyor. Muayene masasını görünce geri girmiş. Sonunda muayene çantanın içinde yapılıyor.
Gülünç ama bir püf noktası da var: Taşıma çantası evde açık durur ve kedi onu kendi köşesi gibi görürse, veteriner günü çok daha kolay geçer.
Köpekler: sevgi taşkını ve absürt savaşlar
Üniformaya hayran golden
Bazı köpekler postacıyı düşman bilir, bazıları da tam tersine onu dünyanın en sevilen insanı sanır. Bir golden retriever postacı her geldiğinde kuyruğunu sallayıp üstüne atlıyor. Postacı önce çekiniyor, sonra alışıyor, sonunda köpeğe ödül getirmeye başlıyor. Köpeğin sevgisi yalnız postacıyla sınırlı kalmıyor. Kargo görevlisi, kurye, üniformalı kim varsa aynı coşkuyla karşılanıyor. Veterinerde beyaz önlüklü asistan içeri girdiğinde de köpek yerinde duramıyor. Sahibinin "O üniforma değil" demesi bir işe yaramıyor.
Robot süpürgeye yenilen labrador
Robot süpürge alan evlerin bir kısmında köpekle süpürge arasında sessiz bir savaş başlar. Bir labrador süpürge çalıştığı anda havlamaya, etrafında dönmeye başlıyor. Süpürge hiç umursamadan yoluna devam ediyor. Köpek bir gün onu iterek kanepenin altına sokmayı başarıyor ama süpürge biraz sonra oradan da çıkıyor. Bir akşam sahibi eve geldiğinde köpeği kanepenin üstünde, süpürgeyi aşağıda çalışırken buluyor. Köpek oradan inmemeye kararlı. Savaşın galibi belli.
Veteriner binasını tanıyan köpek
Arabada kafasını camdan çıkarıp rüzgârın keyfini çıkaran bir köpek, veteriner binasına yaklaşıldığında durumu anlıyor ve saklanacak yer arıyor. İçeri ancak ikna edilerek giriyor. Dönüş yolunda ise yeniden keyifli, kafası yine camdan dışarıda. Her seferinde aynı senaryo tekrarlanıyor. Köpek için araba eğlence, o bina ise korku. İkisi hiç karışmıyor.
Telefona dokunan burun
Köpeğinin fotoğraflarını sosyal medyada paylaşan biri, köpeğinin telefonun ekranını yaladığını ve bu sırada rastgele beğeniler bıraktığını fark ediyor. Beğenilerden biri, uzun süredir görüşmediği eski sevgilisinin fotoğrafına gitmiş. Kimse buna inanmasa da suçlu belli. Telefonu yerde bırakmamak, ekran kilidini açık tutmamak bu tür kazaları önlüyor.
Kuşlar ve komşu hayvanları
Alarm sesini öğrenen muhabbet kuşu
Muhabbet kuşları ve papağanlar duydukları sesleri şaşırtıcı biçimde taklit edebilir. Bir ailenin muhabbet kuşu evin alarm sesini öğreniyor ve bir sabah 5:30'da herkesi bu sesle uyandırıyor. Aile panikle dışarı koşuyor, sonra alarmın hiç çalmadığını, sesin kuştan geldiğini anlıyor. Alarmın sesini değiştiriyorlar, kuş birkaç gün sonra yenisini de öğreniyor. Kuşu başka odaya alıyorlar, oradan da duyup öğreniyor. Aile sonunda sabahları erken kalkmayı kabullenmiş.
Arabanın tavanındaki tavuk
Bir sitenin bahçesinde tavuk besleyen biri, tavukların sürekli kaçmasıyla uğraşıyor. Bir sabah site sakinlerinden biri arabasının tavanında oturan bir tavuk buluyor. Ertesi gün tavuk yine orada, bu kez yanında bir tane daha var. Konu site toplantısına taşınıyor, tavuk sahibi tavukların nereye gideceklerini kendilerinin bildiğini söylüyor ve toplantı bir sonuca varmadan dağılıyor. Tavuklar ise arabadan inmeye pek niyetli değil.
Gündüz düşman, gece komşu
Yan yana iki evde bir köpek ve bir kedi yaşıyor. Gündüzleri bahçede birbirlerini kovalıyorlar, köpek havlıyor, kedi tıslıyor. Ama geceleri ikisi de bahçedeki aynı bankta, sırt sırta uyuyor. Sabah olunca kovalamaca yeniden başlıyor. Bu düzen 3 yıl sürüyor, köpeğin ailesi taşınana kadar. Taşınma günü kedi pencerede oturup gidenlerin arkasından bakıyor.
Neden bu hikâyeleri bu kadar seviyoruz?
Hayvanlar planımızı bozar, eşyalarımızı devirir, bazen bizi utandırır. Ama ev hayatına başka hiçbir şeyin katmadığı bir hafiflik katarlar. Çamaşır makinesinden çıkan kedinin hikâyesini anlatan kişi, olayın ilk dakikasında korkudan titremiştir. Yıllar sonra aynı hikâyeyi gülerek anlatır. Bu hikâyelerin değeri biraz da buradan geliyor.
Bir de şu var: Bu komik olayların bir kısmı küçük önlemlerle önlenebilir. Makineyi çalıştırmadan içine bakmak, pencereye tel çekmek, telefonu yerde bırakmamak. Gülmek güzel, ama hayvanınızın güvenliği daha önemli.
Sizin de evcil hayvanınızla yaşadığınız bir olay varsa yorumlara yazabilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder